102

Yasayamadigim çocuklugum

Yalnizligi sonuna kadar yasadim, hissederek,

Her saniyesini, her anini…

Çok iyi bilirim çaresizligi ve ümitsizligi,

“Burasi artik son durak!” , dedigimi,

 

Ama hep basardim imkansiz olani.

Bitmesi gerekirken, bitirmedim bitecekleri,

Basladim yeniden, belki de yüzlerce kez.

 

Renkli düslerin hayaliyle daldim hep uykuya,

Belki oralarda bir yerlerde, bir sicaklik,

Gökkusaginin bir parçasi vardir, diye.

Oysa, onlar da hep siyah beyazdilar,

Soguktular, en ayaz kis günlerinden bile.

 

Yasayamadim çocuklugumu, çocuk olamadigim için.

Oynayamadim kardeslerimle, koklasamadim,

Diger çocuklar gibi.

 

Düsüp dizimi yaraladigimda:

“Anne!”, diye aglayamadim,

Ya da erkek kardesimi takip koluma,

Millete kafa tutamadim.

 

Yalnizdim hep.

Gökyüzünden süzülerek düsen bir kar tanesi gibi,

Narin ve korumasiz…

 

Diger mahallenin çocuklari beni kovaladiklarinda,

Kosup Babama siginamadim.

Korkuyla dost olmak zorunda kaldim.

Daha da korkunçtu hayat, acimasizdi.

 

Yine de ayakta kaldim hep.

Belki güçlü oldugumdan,

Belki de baska çarem olmadigindan.

Geçti yillar bu sekilde.

 

Ve simdi;

 

Aç yattigim günleri,

Soguk yedigim geceleri,

Ayakkabimdaki deligi,

Paçamdaki sökügü,

Cebimde hiç olamayan meteligi,

Yasadigim o çaresizligi düsünürken,

Yazdim,

Yasayamadigim çocuklugumun hikayesini...